TGC Önceki Başkanlarından Nezih Demirkent mezarı başında anıldı

İSTANBUL-Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) önceki başkanlarından Nezih Demirkent ölümünün 23. yılında 11 Şubat 2024 Pazar günü Aşiyan Mezarlığı’nda kabri başında anıldı. Törene TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, TGC Genel Saymanı ve Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, TGC Onursal Üyesi Rüştü Bozkurt, TGC kıdemli üyeleri Ertuğ Karakullukçu, Şekip Gümüşkanatlı, Ekonomi Gazetesi Haber Koordinatörü Mustafa Kemal Çolak ve çok sayıda gazeteci katıldı.
SİBEL GÜNEŞ: GAZETECİLİKTE DAYANIŞMANIN SİMGE İSMİYDİ 
Anma töreninde konuşma yapan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş 1982 yılında başkanlık görevine başlayan Nezih Demirkent’in gazetelerin dayanışmasında, yerel ve yaygın medya arasındaki bağların güçlenmesine sağladığı büyük katkıya dikkat çekerek şöyle konuştu:
 
“Nezih Demirkent meslek yaşamını çalışan gazetecileri korumaya, meslek örgütlerine destek olmaya adamış bir gazeteciydi. TGC’nin kurumsallaşmasına büyük katkı sağladı. Onun başkanlık döneminde basının hafızası olan TGC Basın Müzesi ve TGC Huzurevi hizmete açıldı. İşsiz gazetecilere yayın organlarında yer açtı. Nezih Demirkent mesleki dayanışmada simge bir isimdi. İşsiz gazetecilere kapısını hep açık tuttu. Mesleğimize sağladığı katkıyı hiç unutmuyoruz. 23. ölüm yıldönümünde sevgi ve saygıyla anıyoruz.“
 
RÜŞTÜ BOZKURT: NEZİH DEMİRKENT DEĞER ÜRETMEK İSTERDİ
TGC Onursal Üyesi, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Nezih Demirkent’in yakın çalışma arkadaşı Rüştü Bozkurt ise duygularını şöyle dile getirdi:
 
“Geçmişte topluma değer katmış insanları anmayı beceren insanlar toplumsal hafıza oluşturup sağlıklı bir gelecek yaratıyorlar. Geçmişte bir şeyler yapmış insanları görmezden gelenler de birbirini yemekten kurtulamıyorlar. Nezih bey değer üretmek isterdi, değer üretmeyi kamu görevi olarak ele almıştı. Değer verdiği kişileri siyasi görüşlerini hiç dikkate almadan koruyup kollamaya çalışırdı. Değer üretmenin sivil toplum örgütlerinden geçtiğini çok iyi bilirdi. Benim kendisiyle 20 yıl çok yakın çalıştım. Nezih Demirkent tüm eleştirilere açıktı. Bugün de Nezih Demirkent yaşasaydı umutlarımın kırıldığı noktada bana yol gösterirdi diye düşünürdüm. Yerinde rahat uyusun. Hepimiz onun gibi geleceğe pozitif izler bırakabilsek keşke.”
 
ERTUĞ KARAKULLUKÇU: BABIALİNİN SON ANIT İNSANIYDI
Nezih Demirkent’in yakın çalışma arkadaşlarından gazeteci Ertuğ Karakullukçu ise “Babıalinin son anıt insanıydı” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nezih Demirkent sadece gazeteci olarak değil, insan yönüyle, organizasyon yeteneğiyle, yönetici niteliğiyle de değerlendirilmelidir. Bağımsız gazetecilik sembolüydü. Haber doğruysa, kime dokunur, hiç düşünmezdi. Haber doğruysa yazardınız ve arkanızda kapı gibi Nezih Demirkent’in olduğunu bilirdiniz. Türkiye’de yerel gazeteciliği başlattı. Gazetenin Anadolu eklerini başlattı. Dünya Gazetesi’nde de Anadolu açılımlarıyla bunu destekledi. Onun öğrencileri olarak bağımsız gazetecilik ekolünü desteklemeyi sürdürmeye çalışıyoruz.”