TGC Kurucu Başkanı Sedat Simavi anıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin  (TGC) düzenlediği Meslekte İz Bırakanlar toplantılarının 15.’si Basın Müzesi'nde yapıldı. Başkan Olcayto, yaptığı açılış konuşmasında "Sedat Simavi’nin gösterdiği yolda, TGC olarak basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü engelleyen davranışların karşısında durmaya devam edeceğiz" dedi.

 
İSTANBUL - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği Meslekte İz Bırakanlar toplantıları devam ediyor.  11 Aralık 1953’de vefat eden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti kurucu başkanı Sedat Simavi, Meslekte İz Bırakanlar toplantılarının 15.’sinde anıldı. Çemberlitaş’ta bulunan Basın Müzesi'nde gerçekleştirilen toplantıya, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Önceki Başkan Orhan Erinç, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir, TGC Bizim Gazete yazarı Orhan Koloğlu, TGC Balotaj Kurulu Başkanı Muammer Tuncer, TGC Onur Kurulu Başkanı Ergin Konuksever,   TGC Üyeleri Baha Oral, karikatürist Raşit Yakalı’nın aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
 
 BAŞKAN OLCAYTO:GAZETECİLERİN HAPİSTE OLMASI ÇOK ACI 
Toplantı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto'nun açılış konuşmasıyla başladı. Başkan Olcayto, şunları dile getirdi:
“Sedat Simavi bizim için çok özel çünkü bugüne de atıf yapan bir ustamız. Zaman zaman Türkiye’de basın üzerinde gelişmeleri gördüğümüzde, onun ‘kalemine efendi kal, zorda kalırsan kır ama satma’ sözünü sık sık hatırlamadan edemiyoruz. Bugün basın ikiye bölünmüş durumda. Meslek örgütleri de basında dayanışmayı sağlamakta çok güçlük çekiyor. Meslek örgütlerini de aslında böldüler. Bugün çok zor koşullarda yaşarken, değerli iki gazeteci arkadaşımız Erdem Gül ve Can Dündar gerçekten çok önemli bir habere imza attıkları halde bugün bedel olarak ödül yerine cezaevinde hücrede bulunuyorlar. Bu çok acı bir şey. Çünkü nereden baksanız bu bir haberdir, devlet sırrı falan değildir. Fotoğrafları vardır ve halkın bunu bilmek hakkıdır. Madem ki biz basın özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme, haber alma, bilgilenme hakkı diye tanımlıyoruz. O zaman da tam bu tanıma uyan bir haber yapmışlardır.  Ama maalesef bugün bunun acısını bir takım çevreler onları hapse atarak, onlardan çıkarıyorlar. Yalnız Erdem ile Can Dündar değil, bunun dışında Güneydoğu’dan ve yine yaygın basından 30 dolayında arkadaşımız cezaevinde. Bir kısmının tutuklu oldukları halde hala dava dosyaları mahkemeye inmedi. Böyle de garip bir durum var.  Sedat Simavi’nin bize gösterdiği yolda, biz TGC olarak ayakta kalmaya, direnmeye, bu tür olaylara karşı çıkmaya kararlıyız” dedi.
 
BAĞIMSIZ, BAĞLANTISIZ MESLEK ÖRGÜTÜNÜN İLK ÖRNEĞİ
Moderatörlüğü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş’in üstlendiği toplantıya Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı Orhan Erinç;  TGC Bizim Gazete yazarı ve tarihçi Orhan Koloğlu konuşmacı olarak katıldı.
TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, şunları dile getirdi:
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sedat Simavi çağının önünde ufuk açan bir gazeteci. TGC'nin kurulması da Türk Basın Birliği'nin devlet güdümünde çalışmasına duyulan tepkiden kaynaklanıyor. TGC Kurucu Başkanı Sedat Simavi ve arkadaşları cemiyeti kurarak aslında bağımsız ve bağlantısız meslek örgütünün ilk örneğini gerçekleştiriyorlar. Şimdi ise iktidar yine Basın Kanunumuzu değiştirip haklarımızı elimizden almaya, Türk Basın Birliği'ne benzer bir örgütlenmeyi yerleştirmeye çalışıyor. TGC olarak bağımsız ve bağlantısız gazeteciliğin savunucusu olmayı sürdüreceğiz.”
 
ORHAN ERİNÇ:  EN GİRİŞİMCİ GAZETECİYDİ
Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı Orhan Erinç, yaptığı konuşmada özetle şunları dile getirdi:
 “2015 yılı Sedat Simavi’nin gazeteciliğe başlamasının 99. yılı. Sedat Simavi, gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiği konusunda bizim için bir model. Çünkü gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiği konusundaki genç meslektaşlarım diye başlayan öğüdü bugünde geçerli olan ama tutulduğuna pek de tanık olmadığımız içerik taşıyor. Çünkü gazeteci için en önemli yaklaşım bağımsızlığını koruyabilmektir. Kalemine tek başına efendi kalmayı başarabilmektir. Mesleğini çeşitli çıkarlara alet etmeden, satmadan sürdürebilmeyi sağlamaktır. Sedat Simavi, Cemiyet’in kurulmasında büyük çaba harcamıştır ve Cemiyet’in kurucu başkanıdır.Gazeteciliğin sadece çalışarak değil eğitiminin de önemine dikkat çekmiş ve İstanbul Üniversitesi’ne gazetecilik bölümü kurulması için başvuru yapmıştır. Sedat Simavi’nin en girişimci gazeteci olduğunu da kabul etmek durumundayız diye düşünüyorum. Gazetelerde fotoğraf kullanılması konusundaki girişimi Hürriyet’in tirajının artmasını sağlamıştır.”
 
SEDAT SİMAVİ’NİN 1919 YILINDA ÇİZDİĞİ KARİKATÜR
Orhan Koloğlu ise konuşmasında, Sedat Simavi’nin 1919 yılında çizdiği, İstanbul Boğazı’nın gelecekteki yapılaşmasını konu alan bir karikatürünü göstererek, “1919 yılında Diken Gazetesi’nde yaptığı bir karikatürü göstereceğim. 50 sene sonraki İstanbul, 1919’da çizmiş. 1970’in İstanbul’unu anlatıyor. Bu ufka dikkat edin, hafızaya dikkat edin. 25 yaşında ama dikkat ediniz. 1919’a baktığınız zaman Osmanlı işgal edilmiş, imparatorluk yok ediliyor, o yapılırken düşüncesi bu. Demek ki çok şaşırtıcı bir düşünce tarzı var” dedi.

SEDAT SİMAVİ KİMDİR? (1896 – 1953)
Öncü çalışmaları ile adını yayın tarihine yazdıran Sedat Simavi,1896 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Hamdi Simavi Bey, annesi Abdülhamit sadrazamlarından Saffet Paşa’nın torunu Aliye Hanım’dır. Sedat Simavi, babasının görevli olduğu Samsun'da ilk Fransızca derslerini aldı. Kadıköy Saint-Joseph Fransız Okulu'nda başladığı öğrenimini Galatasaray Lisesi'nde tamamladı (1912), Okul sıralarında ilk karikatürleri yayınlanmaya başlandı. 1.Dünya Savaşı patlak verince Hadımköy'deki birliğine katıldı. 1916'da Şeker Bayramı'nın birinci günü "HANDE" adındaki haftalık dergiyle yayın hayatına atıldı. 1917'de Müdafaa-i Milliye Cemiyeti adına ilk defa konulu bir film çevirdi. “PENÇE”, “CASUS” ve “ALEMDAR VAKASI” filmleri böyle doğdu. İstanbul’un çeşitli semtlerinde başarı ile oynadı. “DİKEN” ve “İNCİ” dergilerini de bu arada yayımlamıştı.  Sedat Simavi, günlük gazete idealine 21.7.1920'de “DERSAADET” ile kavuştu. Gazete, Sevr Muahedesi'nin yarattığı karamsarlığa karşı yapıcı bir ruh aşılıyordu. Onu “PAYİTAHT”, “GÜLERYÜZ” izledi. 15 Mart 1933'te yayın hayatına atılan haftalık “YEDİGÜN” ile 18 yıl en çok satan dergiyi çıkarma başarısına sahip oldu. Gazetecilerin dayanışmalarını ve bağımsızlıklarını sağlamak amacıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin kurulmasında öncü oldu. Cemiyetin 1 numaralı Şeref Rozeti’ni taşıdı ve ilk başkanlığa seçildi. Sedat Simavi, 1 Mayıs 1948'te Türkiye'nin en büyük tirajlı gazetesi “HÜRRİYET” i yayımlamaya başladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı iken Üniversitede Gazetecilik Kürsüsü’nün kurulması için de ilk yazılı başvuruyu yaptı. Sedat Simavi'nin mücadeleli hayatı 11 Aralık 1953'te son buldu.

MESLEKTE İZ BIRAKANLAR TOPLANTILARI
TGC Meslekte İz Bırakanlar toplantılarıyla yaşayan ve kaybettiğimiz gazeteci ve yazarların dünya görüşlerini, eserlerini üyeleriyle paylaşmayı sürdürüyor: Bugüne kadar toplantılara konu olan gazeteci ve yazarların isimleri:

1.   Burhan Arpad/ çevirmen-yazar
2.   Cevat Fehmi Başkut /gazeteci-tiyatro yazarı-TGC önceki Başkanlarından
3.   Doğan Nadi/ Gazeteci-yazar
4.   Faruk Nafiz Çamlıbel/ şair-yazar
5.   Hrant Dink/ gazeteci
6.   İlhan Selçuk ve karikatürist Turhan Selçuk
7.   Necmi Tanyolaç /gazeteci-spor yazarı-TGC önceki Başkanlarından
8.   Niyazi Ahmet Banoğlu / gazeteci, tarihçi, yazar
9.   Oktay Akbal/gazeteci-öykü yazarı
10.  Semih Balcıoğlu/ karikatürist
11. Şakir Süter/ Gazeteci
12. Uğur Mumcu/ gazeteci- araştırmacı yazar
13. Vasfiye Özkoçak/ gazeteci
14. Yılmaz Öztürk /gazeteci