TGC: Adalet geç de olsa yerini buldu

 

TGC Yönetim Kurulu 4. 5 aydır haksız yere cezaevinde tutulan Musa Kart, Güray Öz, Hakan Kara, Önder Çelik ve Avukat Mustafa Kemal Güngör’ün tahliyesinin ardından bir açıklama yaptı. “Gazetecilik suç değildir, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır” denilen TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşler yer aldı:

 

“Geç de olsa adaletin gerçekleşmesinden mutluyuz. Cumhuriyet Davasında yargılanan meslektaşlarımızdan beş yılın üstünde ceza alan gazetecilere temyiz hakkı tanınmış,  beş yılın altında ceza alan meslektaşlarımız ise temyiz yolu kapalı olduğu için Kandıra Cezaevi’ne girmişti. TGC olarak 4.5 ay önce hukuk alanında yaratılan bu kargaşaya dikkat çekmiş  ve haksız yere hapis yatmak zorunda olan meslektaşlarımızın bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını talep etmiştik.

 

Sonuçta Yargıtay 16. Ceza Dairesi 12 Eylül 2019 Perşembe günü, cezaevinde bulunan eski Cumhuriyet çalışanları  için  örgüte yardım suçu oluşmadığından infaz durdurma ve tahliye kararı verdi.

 

Yargıtay kararının ardından Cumhuriyet Gazetesi’nin beş eski çalışanı Musa Kart, Güray Öz, Hakan Kara, Önder Çelik ve Avukat Mustafa Kemal Güngör  tutuklu bulundukları Kandıra Cezaevi'nden tahliye edildi. Daire, temyiz isteminde bulunan Akın Atalay, Orhan Erinç, Murat Sabuncu, Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya ile Ahmet Şık hakkındaki mahkumiyet hükümlerini bozdu. Hakkında yakalama kararı bulunan Bülent Utku’nun yakalama müzekkeresinin kaldırılmasına,

Ahmet Şık’ın ise 301. Maddeden yargılanmasına karar verdi.  

 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak bir kez daha gazeteciliğin suç olmadığını, halkın haber alma, bilgilenme ve gerçekleri öğrenme hakkı için yapılan bir meslek olduğunu hatırlatıyoruz. Basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye’nin 157. sırada olmasından rahatsızız. Türkiye’de yargı reformunun gerçekleşmesinin en önemli adımlarından biri basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasıdır.  

 

Dün yargı paketiyle ilgili Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün ‘Yargı reformunda birinci paketimiz düşünce ve ifade özgürlüğünü daha da güvenceye alıcı, tutuklamadaki keyfiliği, uygulamadaki farklılığı ortadan kaldıran düzenlemeler içeriyor’ açıklaması kamuoyuna yansıdı.  

 

Şu anda sayıları 132 olan gazetecinin tutuklu ve hükümlü olarak toplumdan uzak tutulması, mesleklerini yapamamaları insan hakları ihlalidir. Mesleklerini yapamayan ve toplumdan tecrit edilen bu gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmaları, Türkiye'de demokrasinin yeşermesi ve toplum barışının sağlanması açısından önemli bir adım olacaktır.”