Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, toplumsal barışa en çok ihtiyaç duyulan dönemde MHP’nin haber ve yorumlarını beğenmediği 59 gazetecinin isimlerinin yer aldığı bir gazete ilanını yayınlamasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekti. TGC Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklamada şu görüşler yer aldı:

“Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü Anayasa tarafından korunan bir hak, demokratik bir devletin en temel yapı taşı, demokrasi için vazgeçilmez bir öğe ve rejim için bir güvencedir. Özgür ve sınırlamalardan arınmış medya demokratik ve şeffaf toplumun temel unsurudur. 

MHP 26 Haziran 2018 Salı günü verdiği gazete ilanında haber ve yorumlarından memnun olmadığı 59 gazeteci ve yazarın isimlerini ve gazetelerini yayınlamıştır.  Bu tutum kabul edilemez. Siyasi parti temsilcileri beğenmedikleri haber ve yorumları yazan gazeteci ve yazarların listesini tutar ve bunu hedef göstererek ilan olarak yayınlarsa bu ülkede demokrasiden söz edemeyiz.

Demokratik  toplumlarda iktidar ve siyasi partiler  gazetecileri hedef göstermek, kara listeye almak değil, özgür basın anlayışına hizmet etmekle sorumludur.  Gazetecilerin görevi de iktidarları ya da siyasi partileri memnun etmek değildir.  Gazeteciler halkın haber alma ve gerçekleri öğrenmesi için görevini yapar.  Gazetecinin halka karşı sorumluluğu, başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere, öteki tüm sorumluluklardan önce gelir.  

Gazeteciler bu ülkede zaten yıllardır siyasetçilerin hedef göstermeleri nedeniyle sayısız sözlü ve fiziksel saldırılara uğramış, işsiz bırakılmış, tutuklanmış, ağır bedeller ödemişlerdir. TGC Basın Müzesi Öldürülen Gazeteciler Galerisi’nde her siyasi görüşten öldürülmüş 66 gazetecinin ismi yer almaktadır.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti  olarak basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü konusundaki engellerin ortadan kaldırılması, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için görev yapan gazetecilerin haklarının korunması için çalışmayı sürdüreceğiz.

Listede ismi yer alan ve hedef gösterilen bir bölümü üyemiz olan 59 gazetecinin can güvenliğinin korunmasının her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi iktidarın sorumluluğunda olduğunu hatırlatıyoruz. “