TGC’den tutuklu gazetecilere destek

MİT Kanunu’na muhalefet nedeniyle İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde üçü altı aydır tutuklu, sekiz gazeteci  9 Eylül 2020 Çarşamba günü ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Gazetecilerin, basın meslek örgütleri temsilcilerinin, milletvekillerinin, tutuklu gazetecilerin yakınlarının katıldığı basın açıklamasında gazetecilerin özgür bırakılması istendi.

Yargılanan ve tutuklu gazetecilere desteğini sürdüren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti adına basın açıklamasına Genel Sekreter Sibel Güneş katıldı. TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yaptığı açıklamada, “Gazetecilik terör ya da casusluk faaliyeti değildir. Halkın haber alma hakkını engellemek isteyenler ısrarla gazetecileri hedef gösteriyor. Bugüne kadar 750 gazeteci tutuklandı. İçeride altı aydır tutuklu bulunan gazeteci Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel ile tüm meslektaşlarımızın özgür bırakılmalarını istiyoruz. İktidarı Anayasa’ya, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne saygı göstermeye davet ediyoruz. Gazetecilik suç değildir” diye konuştu.

DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ise yaptığı konuşmada “Meslektaşlarımız derhal tahliye edilmeli. Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü ayaklar altında. Van’da TRT dizisiyle ilgili şaka yaptığı için bir meslektaşımız gözaltına alındı. Artık baskılar tahammül edilemez halde. Tahammül etmeyeceğiz. Basın özgürlüğünü sağlayıncaya kadar mücadele edeceğiz” dedi.

Bir önceki duruşmada tahliye olan Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu ise  “hapisteki üç gazetecinin sesi olmak için buradayız” diyerek şöyle konuştu:

“Barış Pehlivan, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç 6 aydır Silivri Cezaevinde tutuklu. Elbette sebebi, onların ellerini kollarını bağlamak için bahane edilmiş bir haber. Bu öyle bir haber ki Cumhurbaşkanı milyonlarca insana açıkladığı halde devlet sırrı oldu! Bu öyle bir haber ki bir köy muhtarından eski silah arkadaşlarına kadar binlerce kişi paylaştığı halde ilk kez ifşa olmuş” oldu! Ama adımız ne olursa olsun, biz onların ortaya çıkmasını istemediklerini yazmaya devam edeceğiz.”