TGC: Seçimden önce gazetecileri serbest bırakın!

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle bir basın açıklaması yapan  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu “TGC, sağlıklı bir seçime gidilebilmesi için Olağanüstü Hal’in kalkmasını, cezaevlerindeki gazetecilerin serbest bırakılmasını, askıya alınan temel hak ve özgürlüklerin yurttaşlara iadesini bir gereklilik olarak görmektedir” dedi.

İSTANBUL- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü bu yıl da karamsar bir tabloyla karşılıyor olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz” dedi.

CEZAEVİNDE 148 GAZETECİ VAR

Olağanüstü Hal’in ilanından bu yana gazeteciler üzerinde var olan cezai ve mali baskıların daha da arttığına dikkat çekilen açıklamada, halen cezaevlerinde 148 tutuklu ve hükümlü gazetecinin bulunduğu, sansürün arttığı, eleştirel gazeteciliğin, araştıran sorgulayan gazeteciliğin önünün tamamen kesildiği vurgulandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Türkiye’nin kamuoyunun haber alma, gerçekleri öğrenme, bilgilenme hakkından yoksun olduğu görüşüne de yer verilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:

BASININ ÖZGÜR OLMADIĞI ÜLKEDE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ

“Toplumda var olan gerginliğin, kutuplaşmanın bir an önce giderilmesi, iç barışın sağlanması konusunda iktidarıyla, muhalefetiyle bütün siyasetçilere önemli görevler düşüyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, halkın haber alma hakkı için çaba gösteren gazetecilere de bu açıdan büyük ihtiyaç olduğu görüşündedir. Basının özgür olmadığı, özgür haber yapılamayan bir ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Bu açıdan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak sağlıklı bir seçime gidilebilmesi için Olağanüstü Hal’in kalkmasını, cezaevlerindeki gazetecilerin serbest bırakılmasını, askıya alınan temel hak ve özgürlüklerin yurttaşlara iadesini bir gereklilik olarak görmekteyiz.”

BÜTÜN MESLEKTAŞLARIMIZI DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde ayrıca düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasını, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, sanatçılar üzerinde sürdürülen baskılara son verilmesini, yargı bağımsızlığının sağlanmasını ülkemizin aydınlık bir geleceğe kavuşması için istemeyi görev biliyoruz.  Umuyoruz ki gelecek 3 Mayıs’larda demokrasinin yeniden yeşerdiği, toplumun huzura kavuştuğu, gazeteciliğin suç olmadığının anlaşıldığı ve halkın haber alma hakkına saygı gösterildiği bir ortamda gireceğiz. Bu umudu kaybetmemek için bütün meslektaşlarımızı dayanışmaya ve sendikal haklarını korumaya çağırıyoruz.”