TGC-KAS 86. Yerel Medya Semineri Eskişehir’de başladı

Türkiye’nin en yaygın meslek örgütü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Konrad Adenauer Stiftung Türkiye Temsilciliği ile ortaklaşa düzenlediği eğitim seminerlerinin 86’ıncısı 29-30 Eylül 2017 tarihlerinde Eskişehir’de yapılıyor. Seminere Bursa, Afyon, Bilecik, Bolu, Eskişehir, Kütahya illeri ve ilçelerinden gazeteciler katıldı.

İSTANBUL -Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Konrad Adenauer Stiftung (KAS) ile birlikte düzenlediği yerel medya seminerleri devam ediyor. 86. Yerel Medya Semineri, 29 Eylül 2017 tarihinde Eskişehir Divan Express Otelde başladı. Seminere; Bursa, Afyon, Bilecik, Bolu, Eskişehir, Kütahya illeri ve ilçelerinden gazeteciler katıldı.

Seminer; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in açılış konuşmalarıyla başladı.

TGC BAŞKANI TURGAY OLCAYTO: GAZETECİLER TUTUKSUZ YARGILANMALI
TGC Başkanı Turgay Olcayto, konuşmasına basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasının önemine işaret ederek başladı. Cezaevlerinde 175 gazeteci olduğuna dikkat çeken Turgay Olcayto, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazetecilik halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı adına yapılan bir meslektir. Ancak gazeteciliğin yapılmasının önünde birçok engel var. İki gazeteci tahliye oluyor, üç gazeteci cezaevine giriyor. Biz Adalet Bakanlığı’ndan bir yıldır izin alamıyorduk. Yeni Adalet Bakanı Abdulhamit Gül izin verdi. Gazetecileri artık cezaevinde ziyaret edebiliyoruz. Gazetecilik mesleği suç değildir. Gazeteciler hedef gösterilmemeli, teröristlikle eş değer tutulmamalı. Türkiye’de demokrasinin yeşermesi ve gazeteciliğin yapılabiliyor olması için OHAL’in kaldırılmasını bekliyoruz. Gazeteci meslektaşlarımızın özgür bırakılmasını istiyoruz.”

YILMAZ BÜYÜKERŞEN: GAZETECİLER KORKMADAN DOĞRUYU YAZMAYA DEVAM ETMELİLER
Eskişehir Büyükşehir Belediye Bakanı Prof .Dr. Yılmaz Büyükerşen, konuşmasında TGC ve KAS’ın yerel medya seminerlerinin eğitim açısından çok önemli olduğuna vurgu yaptı.
Başkan Büyükerşen; Türkiye’de basın için büyük bir karanlık olduğunu belirterek “Karanlık bir tünelin içinden geçiyoruz. Tünelin ucunda ışık görünmüyor. Çünkü bu ülkede rejim değişti. Bu rejimde hür düşünceli insanlar olarak yaşamamış olmak gerekiyor. Bu günlere gelmemizde basının da rolü var. Gerçekleri halka yansıtma konusunda sorunlar var. Bugün, kiralık, satılık, kırık kalemler var. Şantajı gazetecilikle değiştirenler var. Gazetecilerden korkmamaları, taraf olmadan, halk için doğruyu yazmalarını istiyorum.”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise Türkiye’de basının adının cezaevleriyle birlikte anılır olmasının yarattığı ölümsüzlüğü belirterek, “Yerel medyada özgürlük yoksa, Türkiye’de özgürlük olmayacak. Yerel basın özgür olursa ulusal basın da özgür olur. Bugün belediye başkanları olarak biz de yurt dışına izin almadan çıkamıyoruz. Artık normalleşmeye çok ihtiyacımız var” diye konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise gazeteci meslektaşlarına yönelik yaptığı selamlama konuşmasında tüm gazeteciler için özgürlük istediğini söyledi. TGC’nin yaptığı seminerlerin önemine dikkat çeken Utku Çakırözer, “gazeteci meslektaşlarımızın dayanışma içinde olmaları, bu eğitimle bilgilerini güncellemeleri, etik sorunları tartışmaları bu siyasal iklimde çok kıymetli” dedi,

SİBEL GÜNEŞ: GAZETECİLER İŞSİZLİK VE ÖRGÜTLENME SORUNU YAŞIYOR
İlk oturumda; TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş “Gazetecilikte Örgütlenme”; Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül “Siyaset Haberciliği” ve İletişim Akademisyeni Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu “Yeni Medyada Etik” başlıklı konular hakkında katılımcılara bilgi verdi. Oturumun moderatörlüğünü TGC Başkan Vekili ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Vahap Munyar üstlendi.

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş 10 bini aşkın gazetecinin işsiz kaldığını, sendikalarda örgütlenme oranının yüzde 1 düzeyine indiğini, yayın yasakları ve akreditasyonlarla haberin vatandaşa ulaşmasının engellendiğini söyledi. Sibel Güneş, “gazeteciler açılmış binlerce davayla uğraşıyor. Gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, mesleklerini yapamıyor. Meslektaşlarımız sendika ve derneklere üye olmalı. Siyasi görüşümüz ne olursa olsun basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü konusunda bir arada olabilmeliyiz. Gazeteciler birbirini hedef göstermemeli, dayanışma içinde olmalı. Biz düzenli olarak cezaevlerini ziyaret ediyor, meslektaşlarımıza ücretsiz hukuk danışmanlığı veriyoruz. “

ERDEM GÜL: HABER YAZILIRKEN TARAF TUTULMAZ
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül siyaset haberciliği konusunda bir konuşma yaptı. Siyaset haberciliğinin dar olarak Ankara ve TBMM anlamına geldiğini belirterek şöyle devam etti:
“Siyasi haber yapan gazeteciler takip ettikleri partilerin içinde neler oluyor sorusunun yanıtını arar. Hem iktidar hem de muhalefetin haberlerini yaparlar. Muhalefet üzerinden yapılan haberlerle de kamu oyu yararı için iktidar denetlenir. Haber yaparken taraf tutmak ayıptır. Hangi partiye oy verildiğinin bile söylenmemesi gerekir. Gazeteci soru sormalı, taraf tutmamalıdır. Bugün siyasi birçok kararın arkasından neler olduğu haberleştiremiyoruz. Ahmet Davudoğlu, Kadir Topbaş istifa etti. Niye istifa ettikleri hakkında bir düşüncemiz var. Ama medyaya haber olarak yansımadığını görüyoruz. Siyaset haberciliğinin tüm dönemlerde iktidarlarla başı derde girmiştir. Ama halkın haber alma hakkı için mesleğin yapılması büyük önem taşıyor.”

YASEMİN GİRİTLİ İNCEOĞLU: OLDUKÇA KAOTİK BİR MEDYA EKOLOJİMİZ VAR
İletişim akademisyeni Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu yeni medyada etik sorunlarını ele aldığı konuşmasında şu görüşlere yer verdi:
“Haber ve ticari enformasyonun sınırları belirsizleşiyor, yoğun reklam içeriği var, yanıltıcı etiketleme ve başlıklandırılması söz konusu. Nefret söylemi, bireyin sosyal medyada sadece tüketici görülmesi, genel ahlaka aykırı içerik oluşturulması, troller yaygın sorunlar. Artık medya etiğinin yeniden düşünülmesi ve günümüz medyası için yeniden uyarlanması lazım. Geleneksel medya ve online gazetecilik arasında bir ikilem ve ters düşme var. Geleneksel gazeteciliğin yayın öncesi doğrulatma, doğruluk, denge, eşik bekçiliği, objektiflik gibi değerlerine karşılık, online gazetecilikte anındalık, şeffaflık, profesyonel olmayan gazeteciler, taraflılık yayın sonrası düzeltme değerleri var. Medya etiği artık küresel nitelikte olan gazetecilik için yeniden amaçlarını ve kurallarını formüle etmek durumunda. Multi medya ve küresel gazeteciliğin olduğu bir dünyada online hem offline gazetecilik standartlarının yeniden belirlenmesi lazım. Sosyal medyada etik ihlallere karşı içerik sağlayıcılara daha etkin kimlik veri doğrulama sistemine gidilmelidir. Filtre sistemiyle sahte profillerin önüne geçilmelidir. Veri gizliliği doğrultusunda ortak paylaşımda kopyalanmasına sınır getirilmelidir. Kullanıcı sözleşmesinde bağlayıcılığı olan etik sözleşme hayata geçirilmelidir. Sosyal medyanın hukuki ve etik sınırları belirlenmelidir. Etik dışı içerik yüzünden tüm kullanıcılar cezalandırılmamalıdır. Geleneksel medya için hayata geçirilen medya okuryazarlığı, yeni medya ve sosyal medya için de yaygınlaştırılmalıdır.” 


GAZETECİLİĞİN UZMANLIK ALANLARI
Seminerin ikinci oturumunda Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Çiğdem Toker “Ekonomi Haberciliği”, Sözcü Gazetesi Yazarı Zeynep Gürcanlı “Dış Habercilik”, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Bağış Erten “Spor Haberciliği” başlıklı birer konuşma yaptı. Oturumun moderatörlüğünü TGC Ankara Temsilcisi Taylan Erten üstlendi.

ÇİĞDEM TOKER: SORU SORMAKTAN VAZGEÇMEMELİYİZ
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Çiğdem Toker, ekonomi gazeteciliğinin 80 lerden sonra ihtiyaç olarak gündeme geldiğini söyledi. “Finansal okur yazarlık gerektiriyor olsa da tek bir yalın kavram içeriyor. Kamu yararı gazetecilik yapmakta ısrarlı olan gazeteciler için unutulmaması gereken bir kavram ve kaldıraç diye düşünüyorum” diyen Çiğdem Toker, “Ekonomi haberleri için Ticaret Sicil Gazetesi, TBMM tutanakları, Maliye Bakanlığı sitesi çok iyi bir kaynaktır. Kaynağın nasıl dağıtıldığını haberleştirmek ekonomi haberciliğinin kalbidir. Ekonomi haberciliği güç odaklarının etkisinde kalmadan yapılmalıdır. Kamu kaynaklarının nasıl dağıtıldığı vatandaşa anlatılmalıdır. Siyasetçileri de kamu kaynağını nasıl dağıttığını görmeden tanıyamazsınız.”

ZEYNEP GÜRCANLI: TÜRKİYE’DE İÇ POLİTİKA VE DIŞ POLİTİKA İÇ İÇE GEÇMİŞ DURUMDA
Dış habercilik konusunda bilgi veren Sözcü Gazetesi Yazarı Zeynep Gürcanlı şöyle konuştu:
“Dış habercilerin birçok haber kaynağı var. Yabancı ajanslar, yabancı gazeteler, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği, yabancı ülke temsilcilikleri, uluslararası örgütler, TİKA- Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü bizim haber kaynağımız. İç politika ve dış politika günümüzde iç içe geçmiş durumda. Ama gazeteciler bu durumdan etkilenmeden gerçeklere dayanarak haber yapabilmeli. NATO Türkiye’yi işgal edecek, AB Türkiye’yi istemiyor gibi yaklaşımlarla gazetecilik yapılmamalı, tüm farklı görüşlere, gerçeklere yer verilmeli.”

BAĞIŞ ERTEN: SPOR NEFRET SUÇLARI BATAKLIĞI HALİNE GELMİŞ DURUMDA
Cumhuriyet Gazetesi spor yazarı Bağış Erten Türkiye’de spor haberciliğinin tarihçesinden örnekler vererek başladığı konuşmasında şu noktalara dikkat çekti:
“Türkiye’de son 30 yılda futboldan başka spor haberi görülemeyecek bir noktaya ne yazık ki gelindi. Kamu yararı için sporun tüm dallarının haberleştirilmesi gerekiyor. Bugünkü durumun sorumlusu gazete patronları. Dil bilmeyen, ucuz fikir işçisi, fanatik genç muhabirlerle spor haberciliği yapmayı tercih ettiler. Taraftarlık ucuz. Gazetecilik pahalı. “Türkiye bunu istiyor, herkes yapıyor, futboldan başka spor yok, düzen böyle, kaliteli iş satmaz!” ezberlerinden kurtulmalıyız. Yalan haberlerden uzak durmalıyız. Yalan haber zehirlidir, yayılır. Spor haberleri nefret suçları bataklığı haline gelmiş durumda.”